Pazar, Haziran 03, 2007

Gereksiz endişeler üzerine...

Neredeyse 1 haftadır bilgisayarımı açıp blogumla ilgilenemedim. Ne güzel yorumlar gelmiş, ben daha dün gece görebildim onları...

Bu son 1 haftada yaşadığım duygu yoğunluğu aslında eskilerden tanıdıktı...

Küçükken çok olurdu mesela; bir yaramazlık yapmışsındır ve akşam babana şikayet edileceksindir...Akşam bir türlü olmak bilmez, için içini yersin, vakit gelip baba eve gelince kalbin hoplar ve sonuç oh be bu kadar mıydı der rahatlarsın.

Okul yıllarında çok önemli bir sınava hazırlanırken, sıkıntıdan sivilceler çıkar ama sınav biter kağıdını teslim eder etmez oh dersin kaç gelirse gelsin şu kağıdı verdim ya...

1 ay yaz tatili yaparsın; sanki bir daha yaşadığın şehre dönmeyecek ve çalışmayacaksın... Tatilin son 1 haftasına girildiğinde karın ağrıların başlar, yine o tanıdık iç sıkıntısı, hele son gece uykun bile kaçar. Ama ertesi gün işe gittiğinde ilk 1 saat sonunda herşey normale dönmüştür bile...

İşte benim son 1 haftam böyle daralmalarla geçti. Aylardır gözümde ve kafamda büyütüp işin içinden neredeyse çıkılmaz duruma getirdiğim bir olay, akışına bırakınca geçip gidiverdi oh dedim yani... Ama aylarca kendimi yediğimle kaldım malesef...

Neyse boşuna dememişler "su akar yolunu bulur" diye...
Herkese iyi pazarlar, sevgiler...

3 yorum:

Rodrigo dedi ki...

Oi, achei teu blog pelo google tá bem interessante gostei desse post. Quando der dá uma passada pelo meu blog, é sobre camisetas personalizadas, mostra passo a passo como criar uma camiseta personalizada bem maneira. Até mais.

Burcu dedi ki...

Eda merhaba blogun hayırlı olsun :))
Gerekli yada gereksiz olduğu tartışmalı bu endişeler için derler ki sancı hayat yada sen gelişeceksen vardır..
Sonuçta da hakkaten su akar yolunu bulur :)
Sevgiler

Eda dedi ki...

Sevgili Burcu
Teşekkür ederim,sağol...
Ne de güzel söylemişsin...Gelişme kaçınılmaz tabi ki yaşadıkça.
Bloguna baktım, çok güzel görünüyor her şey ,ellerine sağlık.
Sevgiler