Çarşamba, Haziran 23, 2010

TEK PORSİYONLUK TİRAMİSU


Tiramisuyu tek kişilik kaplarda hazırlamayı, sunum açısından çok sevdim ve pratik buldum. Bu sıcaklarda buz gibi bir tiramisu size iyi gelecektir, denemenizi tavsiye ederim.
Tarif, hünerli arkadaşım Müge'den, çok başarılı bir tarif olduğunu düşünüyorum, tadan herkes beğendi.
Malzemeler (8 kişilik)
  • 16 Adet Kedi Dili Bisküvisi
  • 3,5 Su Bardağı (700 ml) Süt
  • 2 Çay Bardağı Şeker
  • 1 Çay Bardağı Un
  • 2 Adet Yumurta Sarısı
  • 2 Tatlı Kaşığı Mısır Nişastası
  • 1 Paket Vanilya
  • 1 Paket Labne Peyniri
  • 1 Su Bardağı (sıcak) Su
  • 1 Yemek Kaşığı (tepeleme) Granül Kahve (neskafe)
  • 1 Tatlı Kaşığı Şeker
Yapılışı
  • Süt, un, şeker, nişasta ve yumurta sarılarını, orta ısıdaki ateşte sürekli karıştırarak pişirin. Karışım kaynamaya başlayınca (göz göz olunca) 1 dk kadar pişirip, ocağı kapatın.
  • Muhallebi sıcakken, vanilya ve labne peynirini ekleyip, biraz karıştırın. Karışımı ılınmaya bırakın.
  • 1 Yemek kaşığı kahve ve 1 tatlı kaşığı şeker ile hazırladığınız kahveyi de ılınmaya bırakın.
  • Kedi dili bisküvisini ikiye bölün, bisküviyi hazırladığınız kahveye batırıp çıkarın ve kaseye koyun. (batırıp çıkarma işlemini çok hızlı yapın yoksa bisküvi hemen eriyecektir)
  • Bisküvinin üzerine, 2 yemek kaşığı kadar krema koyun.
  • Kremanın üzerine yine ikiye bölüp, kahveye batırdığınız bisküvileri dizin.
  • Tekrar krema ekleyin.
  • Kapların üzerini örterek, en az bir gece buzdolabında dinlendirin.
  • Servis edeceğiniz zaman, çay süzgeci ile üzerlerine kakao eleyin.

Pazar, Haziran 20, 2010

Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim

Ben hayatta en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin

O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
Geldi mi de gidici - hep, hep acele işi
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
Atlastan bakardım nereye gitti
Öyle öyle ezber ettim gurbeti

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a
Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim
Hayatta ben en çok babamı sevdim.

                                           CAN YÜCEL
Canım babacım, babalar günün kutlu olsun..

Sebzeli, Tavuklu Tofu ( Spaghetti Üzerinde )

Üyesi olduğum bir siteden denemem için gönderilen tofuyu açıkçası ilk kez denedim. Öncelikle tofu nedir diye soranlar için net kaynaklı bir bilgi :
Soya peyniri; soya sütünün çökeltisinden elde edilir. bitkisel proteini yüksek tofu salatalarda, çorbalarda kullanılabildiği gibi süzme peynir gibi de kullanılabilir.
tofu peyniri buzdolabında tuzlu su içinde muhafaza edilir. suyu 2 günde bir değiştirilmelidir.
Tarihçesi :
Tofu Çin'de ilk olarak m.ö. 200 civarında kullanılmaya başlanmıştır. nasıl bulunduğu tam olarak bilinmese de Çinliler arasında yaygın olan bir söylentiye göre tofu, bir kaza sonucu bulunmuştur. çinli bir aşçı pişirilmiş ve püre yapılmış soya fasulyesine tat vermesi için nagari eklemiş ve bildiğimiz tofuyu bulmuştur.
tofu bugün asya'da çok yaygın bir yiyecektir. bu lezzetli gıda binlerce tofu dükkanında taze olarak hazırlanmakta ve sokaklarda satılmaktadır.
Tofu kendine özgü tadı ile özgün bir peynirdir. tofu eklendiği her tür çeşniyi absorbe etme kabiliyetine sahiptir.
tofuyu bir tencere çili sosuna koyarsanız çili biberinin tadını alır. tofu peksimetini çorbaya da katabilirsiniz.
Tofu türleri
Amerika'daki şarküterilerde üç çeşit tofu bulunmaktadır.
* katı tofu, yoğun ve katı haldedir. karıştırılarak kızartılan gıdalar, çorbalar ya da ızgaralarda ve tofunun şeklini kaybetmemesini istediğiniz her yerde kullanabilirsiniz.
katı tofuda protein, yağ ve kalsiyum içeriği diğer tofu çeşitlerine göre daha fazladır.
* yumuşak tofu, tofu karışımı isteyen tariflerde ya da oryental çorbalarda kullanılabilir.
* ipeksi tofu, kaymaksı, hardal benzeri bir ürünün elde edildiği farklı bir yöntem ile hazırlanır. ipeksi tofu pürelere ya da karışık yemeklere iyi gider. japonya'da ipeksi tofu olduğu gibi ve biraz soya sosu ile doğranmış yeşil soğan ile yenir.
Tofunun besin değeri
tofu yüksek nitelikli proteinler açısından zengin olup iyi bir b vitamini ve demir kaynağıdır.
tofunun içeriğindeki kalorinin yarısı yağlardan gelse de 100 gr. tofuda yalnızca 6 gram yağ bulunur. doymuş yağ oranı azdır ve kolestrol içermez. genel olarak tofu ne kadar yumuşaksa yağ oranı da o denli düşüktür.
tofu sodyum kısıtlaması olan diyetler için iyi bir alternatif teşkil eder.
Tofunun kullanimi ile ilgili ipuçlari
tofu herkese hitap eder. yaşlı insanlar ve çiğnenmesi, hazmı kolay ürünleri tercih edenlere, meyve ve sebzeli tofu püresi çocuklar için güzel bir protein besinidir.
özellikle hayvansal ürün tüketmeyenler için vazgeçilmez bir protein kaynağıdır.
Gelelim tarife :
100 gr tofu
bir kasik sivi yag
 kuru sogan, domtes, kırmızı biber
(yesil biber, mantar da olabilir )
soya sosu (birkac damla )

Tofuyu sert ise kuşbaşı büyüklüğuünde, dağılacak gibi yumuşak ise biraz büyükçe birkaç parçaya kesin.Benim kullandığım oldukça yumuşak olduğu için düzgün küpler elde edemedim.
Sevdiğiniz sebzelerden de ufak bir iki parca kesin.
Wok tavası ya da herhangi bir tava üstüne sıvı yagi döküp kızdırın
önce sevdiğiniz sebzeleri bir iki parça hafif kavurun
en son tofu parçalarını koyun ve bir iki damla soya sosu da ilave ederek ile her tarafi  tava üstünde biraz kavrulacak sekilde kavurun. tofunun üstünde hafif kahverengi kizariklar olursa tamamdır. Zaten çiğ bile yeniliyormuş.
kuru sogan kullanmışsak : hafif limon sıkabiliriz
diger sebzeler icin hafif soya sosu (biraz tuz tadi versin diye, bir iki damla)
Teppenyaki tabağı hazırlayabiliriz bu şekil ama ben Türk damak tadına uysun diye ne yaptım..
Spaghettiyi haşladım ( siz isterseniz noodle kullanabilirsiniz)
Servis tabağına aldım. Üzerine tofulu sebzeli karışımı döktüm. Ve biraz da tavuk parçaları didikledim.
NOT : Ama tofu aslında veganların tükettiği bir ürün. Protein ihtiyaçlarını bu şekilde karşılıyorlar. Ama ben vegeteryan olmadığım için tavuk parçalarını rahatça kullanabildim tarifte.
İpeksi Japon tipi tofu, nötr bir tada sahip.. Bunu göz önünde bulundurarak kullanın olur mu..Yani herhangi bir tada ya da kokuya sahip değil..
Deneyenlere afiyet olsun diyor, denemekbedava.com sitesinin tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum...

Salı, Haziran 15, 2010

ISLAMA YEMEĞİ

Yöresel bir lezzetle karşınızdayım.. Bu yemeği küçükken babama, annesi yaparmış. Onun bize anlattığı, tarif ettiği kadarıyla, böyle bir şey olduğuna karar verdik. Et versiyonu ve tavuk versiyonu da var.
Annemle deneye yanıla en son yufkaları minik rulolar halinde kesip, ikramın daha kolay ve görünümün de daha hoş olduğunda hem fikir olduk.
Et versiyonundan sadece dilim ucuyla tattığımı söylesem okuyucularım anlayacaktır, et antipatimden..
Ama tavuk versiyonunun hoş olduğunu söyleyebiirim.
Bu yaşıma dek ilk kez tattığım bir lezzet oldu, aranızda belki farklı isimlerle bilenler vardır, aydınlatırsanız, aydınlanırız :)
YAPILIŞI :

3 ve ya istediğiniz kalınlıkta yufkayı tepside kuru kuru pişiriyorsunuz.

Hatta tavsiyem minik minik rulolar halinde pişirmenizdir. Hani beyti tabanındaki gibi. Dilimleyedebilirsiniz..
Pişince biraz soğutup tavuğun ya da etin suyundan dökerek yumuşamasını sağlıyorsunuz, ancak bu işlemi fazla abartmayın hamur olmasın.

En üste de tavuk ya da eti didikliyorsunuz. Babam bunu o zamanlar, yani onun çocukluğunda, sofrada ortaya konulup elle koparılıp yendiğini söylemişti, biz öyle yapmadık elbette :)
Değişik bir tat, deneyenlere afiyetler olsun..

Pazar, Haziran 13, 2010

KAZIM KARABEKİR KÖFTECİSİ

Her ne kadar konsept, benim gibi yavaş yavaş hatta mıyır mıyır yemek yiyen birine göre değişik gelse de, lezzet esas olduğundan bu mekanı paylaşmak istedim sizlerle..
Aslında daha önce duymuştum burayı ama gitme isteği duymamıştım, anlatılanlar garip gelmişti çünkü..
Şimdi efendim, önce masaya oturuyorsunuz. Gayet normal bir masa.
Sonra masaya, kaplayacak şekilde kağıt örtü seriliyor.

Sonra şaşırtan kısım başlıyor.
Garson geliyor, o kağıdın üzerine aklınıza gelebilecek her tür yeşilliği atıyor.

Evet atıyor dedim, serpiştirme ve atma arası bir eylem bana göre.. Tıkır tıkır hızlı hareketlerle onları doğruyor. Hızlıca limon sıkıyor. Bu arada hızdan benim başım dönüyor, bakakalıyorum ..
Tabak falan yok sadece çatal bıçak var.. En çok kullandığım şey peçete kutusu bile yok masada..
Köftesi ile ünlü bir yer olduğu için elbette köfte söylüyoruz.
4 kişi için bu düzenek geliyor ve yerleştiriliyor yeşilliklerin tam ortasına..

Üstte közlenmiş domatesler en sevdiğim oldu ve biberler tabii..
Bu, folyoda sarımsak olayını yıllar önce Emeril şeften görmüş ve etkilenmiştim. Ama hiç denemedim, fikir olsun diye yayınlıyorum. Gayet yumuşamış görünüyordu.

Es kaza yenmiş bir kısırın bile içindeki soğan ya da sarımsağın midemi nasıl kaynattığını bilemezsiniz. O sebeple yiyemiyorum ( konu dışı )
Sonuç olarak enterasan bir deneyim, lavaş eşliğinde köfteler, bol yeşillik.. Ben bol bol yeşillik tercih ettim, naneler nefisti, rokalar da öyle..
Sonra o kağıt hooppp diye toplanıyor ve masada hiçbirşey kalmıyor..
Annemle aramızda, her dışarda yenen yemekte geçen bir diyalogdan, mini bir kesit :
- Biber acı mı acaba ???
- Bilmem ki hadi yiyelim..
- Aaahhhh çok acıııı
- Evetttt benimki de..
- Ayran iç, iyi gelir..
- Bi daha yemiycem bunlardan !!
- Ben de..
Tabakta denenmemiş biber kalmaz lakin söylenenler unutulur ..
Acılar da hep ikimize gelir, kardeş araya girer :
- Benim yediklerim hiç acı değildi..
Bu muhabbet bitmez.. :)

Perşembe, Haziran 10, 2010

Kara Sevda / Ezel dizisi..

Herkes bu şarkıyı Ezel dizisinde "Selma Hünel" in müthiş sesiyle tanıdı..
Oysa bu şarkıyı bize yıllar önce sevgili Nilgül modern versiyonu ile çok sevdirmişti.
Dayı fanatiklerine hediye olsun, çal yeğen, işte Kara Sevda..

Çarşamba, Haziran 09, 2010

İstanbul Saklasın Bizi

Bende bir Kıraç takıntısı var ki sormayın.. Misal, Kıraç bir dizinin müziğini yapmışsa, o diziyi muhakkak izlerim. İşte bu dizi de Kıraç sevdası ve bu muhteşem şarkı hatırına izleniyor tarafımdan..Dinleyin, bayılacaksınız..

Pazar, Haziran 06, 2010

KÖRİ SOSLU TAVUK


Sayın okuyucular, Ankara'da bugün bir yağmur-dolu yağdı ki anlatamam.. Müthiş rehavet veren bir karartı var havada.
Uzun zamandır bekleyen tariflerimden biriydi. Arkadaşlarla yediğimiz bir öğle yemeğinde damağımda hoşluk yaratan bir isim olmuştu köri soslu tavuk..
Tabakta ıspanak sote ile birlikte servis edilmişti, şimdi ıspanak bulamayacağım için kendimce bu şekil yorumladım. Köri sosları hakkında çalışanlardan bilgi alamamıştım yoğunluktan, ancak aynı tadı tahminlerime dayanarak evde yakaladım.
Tavuk parçalarını ( göğüs ya da kalça kullanabilirsiniz) tavada az zeytinyağı ile pişirin.Piştikten sonra tavuk parçalarını ayrı bir yere alın.
Tavada kalan yağın ve aromanın üzerine 1 tatlı kaşığı köri dökün.
Yarım çay bardağı da süt kreması ekleyin.
Hızlıca karıştırıp, tabakta bekleyen tavuklarla buluşturun.
Yanına sebze sote yapabilirsiniz. Resimde görülen pilavımsı şey, etli biber dolmanın içidir.
İkinci versiyon ise, alttaki resim, sosun abartılmış halidir ilk denemede nefis olmuştu.
Sonuç olarak köri güzel bir baharat ve tavuğa çok yakışıyor.

Afiyetler olsun..

Cuma, Haziran 04, 2010

Son Durum, Gecikmiş Ödüllere Teşekkür, v.s...


Biraz daha yazmasam, daha yazamayacaktım sanırım.. İnsan her şeye nasıl da alışıyor..

İyiyim merak etmeyin sevgili arkadaşlarım :)

Arayan soran, yorum gönderen, özelden mail atan herkese çok çok teşekkür ederim. Ben de sizleri çok özledim.

Sevgili Nafiye ve Fuat Bey tarafından bana gönderilmiş ödüller vardı, unutmamış ama
geciktirmiştim.
İki değerli blog arkadaşıma çok teşekkür ederim, beni okuyan herkese de bu
ödülleri iletirim, diyorum ve güzel tariflerle kaldığımız yerden devam etmek üzere..
Kendinize iyi bakın..