Pazartesi, Eylül 28, 2009

Meksika Mutfağından...


" Onun aşkı bana extra large bana extra large
Giydim ama benim boyum kaç, benim kilom kaç
Daha benim yaşım kaç "
şeklinde Nil'in sevdiğim şarkısı dilime takıldı sabahtan beri..

Boyumdan büyük iş midir bilmem ama bugün sizlerle meksika mutfağından tattığım lezzetleri paylaşmak istiyorum. Boyumdan büyük bir işse de zaten, işi bilenler muhakkak bizi bilgilendirmek üzere paylaşım yazısı yazacaklardır.

Meksika mutfağına karşı önyargım acısı yüzünden idi. Yemeklerde acıyla bir zorum mu var, evet vardı.. Ta ki, üniversite yıllarında bir batı karadenizli olarak, akdeniz insanları ile ev arkadaşlığı yapıp, güney mutfağını keşfedene dek..

Tamamen alt üst olan damak zevkim, iyi ki de oldu, müthiş keşifler yapmıştım..

Ve kısa bir zaman önce pul biberin zayıflamaya olan katkısını da keşfettikten sonra, soframda vazgeçilmez oldu kendileri..

Ne alaka diye sormayın, bilimsel açıklamasını yapamayacağım ama evet, kesinlikle zayıflamaya bir katkısı var !

Ben kendimce şöyle bir açıklama buldum, kendi adıma, kendi sistemim için yani..

Yemeklere sonradan eklenen tuzun zararlarını biliyoruz. Malesef ben de feci tuz severlerdenim.. Küçükken en sevdiğim masallardan biri de tuz kralının, başka bir kralın ülkesini, tuzu küçümsediği için cezalandıran o masalıydı, bilmem anlatabildim mi.. :)

Tabağıma tuz ekleme ihtiyacı hissettiğimde pul biber kullanıyorum ve böylelikle 3 beyazdan biri olan tuzun etkilerinden kurtarmış oluyorum.

Gereksiz su toplama ve şişkinlik de yaşamıyorum..

Dağılan konumuzu toparlamak gerekirse, tuz yerine biber iyidir diyelim ve meksika mutfağına geri dönelim..

Önce başlangıç tabağı.. Benim favorim Quesadillas, kapalı pizza ya da pidemsi benzetmesi yapabiliriz. Evde denemiştim bir kez hoş olmuştu. Bol baharatlı tavuk parçaları, mini kumpirimsi bir lezzet üzeri tabi ki fasulye püresi ile.. Taco cipsleri üzerine kaşar eritilmiş ayrıca.

Ekşi krema, salsa sos, turşu, meşhur fasulye püreleri mini harmanı..

Fajita, genelde tavuk ya da biftekten yapılıyor özel tavalarında.. Yanında özel pilavı, tortilla ekmeği, bazen de sos ile servis edilirken görüldüğü üzere burada altta karışık sebze ile..


Tortilla ince ve yassı olup, mısır unu ya da beyaz undan yapılan bir çeşit ekmektir. Ekmek adı olarak da menüde yemek adı olarak da kullanıldığı görülmektedir.


Burritos, tortilla ekmeği içinde zengin tatlar barındırıyor üzerinde eritilmiş kaşar ile birlikte..

Salata, karışık mevsim salatası guacomole sos ile..

Bu çorba masum bir domates çorbası gibi gözükse de ünlü jalapeno biberine doymuş, acı eşiğimin çokk çok üzerinde olduğu için 2. kaşıktan sonra ateşler saçtığım bir tattı . Hatırlamak bile istemiyorum kendisini :)

Alkolle arası hiç olmayan bana, bunların yanında önerilen içecek..

Pazar, Eylül 27, 2009

Soğuk Tavuk Köfte

Bol baharatlı sevenlere tavsiyemdir..
Malzemeler :
500 gr. köftelik bulgur
500 gr. tavuk eti
1 kahve fincanı zeytinyağ
1 su bardağı ceviz
2 diş sarımsak
Az miktar salça
Tuz, kimyon, karabiber, yenibahar, tarçın

Bulguru sıcak suyla ıslatıp şişmeye bırakıyoruz. Tavuk etini haşlayıp rondodan geçiriyoruz. Sarımsakları rendeleyip yağda çeviriyoruz, salçayı suyla açıp ( ya da domates püresi ) karıştırıyoruz. Bu yağlı karışımı bulgur ve tavuk etleriyle birlikte yoğuruyoruz. Cevizi ve baharatları da ekleyip tekrar yoğuruyoruz. Şekil verip köfteler yapıyoruz.
Servis tabağına marulları sıralayıp üzerine köfteleri yerleştiriyoruz. Yanında maydanoz, roka ve turşu servisi de düşünebiliriz.
Afiyetler olsun.

Cumartesi, Eylül 26, 2009

Ciğer Ezme


Açıkçası ben yaparken çok eğlendim, sonucu merak ediyordum çünkü.. Ciğer sevmeyenlere yedirmenin bir alternatif yolunu bulduğumu düşünerek de sevinmiştim ayrıca..

Ev partileri için de bir seçenek olur diye düşünüyorum..


Afiyet olsun.

Dertleşelim mi ?


Uzun zamandır canım yazmak istemiyordu.. Yayınlanmayı bekleyen onca tarife rağmen hem de.. Neyse ki bugün bir ilham geldi de, silkelenip kendime gelebildim.

Yine uzun zaman oldu , herhangi birinden bir kart almayalı..

Sen sanki çok mu gönderiyorsun da sana kart atsınlar diye iç sesim bana cevap verdi şu an :)

Eskiden ne önemliydi halbuki benim için, özenle seçer, yazar ve gönderirdim.

Bugün ben bu cici kartları alınca o yüzden çok sevindim.

Size hiç olur mu bilmem ama ben bunu çok yapıyorum. Bu kartları bana gönderen kişi, nasıl oluyor da en ihtiyacım olduğu anda bana bu denli moral verebiliyor bilmeden.. Diyorum ki kendi kendime " neden daha önce tanımadım seni "

Bazen; bazıları karşımıza öyle zor zamanlarımızda çıkıyor ki, sanki özel olarak gönderilmişler gibi..

İşte en basit örneği bu.. Sen mesela, bilmem kaç zaman önce değil de, en büyük derdimin ergenlik sivilceleri ve nasıl geçecekleri ile ilgili saatler süren konuşmalar yaptığımız o çookk eski zamanlardan bu yana bir kız arkadaşım olabilirdin..

Ama olmadı, çok zor bir zamanda girdin hayatıma..

Bazen der misiniz siz de bunu, bu adamı ya da kadını neden daha önce tanımadım, karşıma çıkmadı ki diye..

Biliyorum herşeyin bir zamanı var, biliyorum su akar yolunu bulur ama; insan bazen böyle küçük isyanlara düşebiliyor.

Önüm arkam sağım solumuzun bir yaşam koçu, doğum koçu v.s. olduğu şu dönemde, en yakın arkadaş aslında yaşam koçumuz değil de ne.. Aslında herbirimiz en yakınımız için bu sıfatı taşıyoruz. Kendimize bir hayrımız yoktur, o ayrı konu :)

Evet, hayatlarımızda özel olarak gönderilmiş insan(lar) olabilir. Önemli olan bunu görebilmek, farkedebilmek ve değerini bilip kıymet verebilmek..
Sen de benim hayatımda onlardan birisin ve iyi ki varsın :)

Çarşamba, Eylül 16, 2009

Mürdüm Eriği Reçeli


Bu sıralar herkes bu reçeli yapıyor, tam zamanı siz de yapın.. Reçel yapmak çok kolay, hele ki pişme esnasında, o şeker pembesi köpükler beni nasıl da benden alıyor bilemezsiniz.

Köpük demişken, bilinenin aksine o köpükleri kaynama esnasında alıp atmayacaksınız ona göre, püfü burada..

Diğer bir püf ise, 1 kg. a 800 gr. şeker koyacaksınız..

Akşamdan eriklerin çekirdeklerini çıkarıp dörde bölün ve üzerlerine şekeri dökün. Öğle saatlerinde kaynatın. Bir porselen tabağa damlattığınızda, orada kalıyor, dökülmüyor ise reçeliniz olmuş demektir, kavanozlara boşaltabilirsiniz. Gördüğünüz gibi çok kolay.. Ev yapımı reçelin tadı her zaman başkadır, unutmayın.

Bana da bu püfleri öğreten arkadaşıma ve tatlı annesine minnetlerimi sunarım buradan..

Afiyetler olsun..

Salı, Eylül 15, 2009

Deniz Böreği


Balık sevmeyenler tarifi okumasın, çünkü bu böreğin içinde balık var.. Adına deniz böreği dedik bu yüzden :)

Malzemeler :

4 ince pırasa

200 gram somon balığı ( İstediğiniz
balık türünü kullanabilirsiniz. Baskın balık tadı olsun istemiyorsanız
miktarı yarıya indiriniz )
sonradan eklenti : somon kuru olur derseniz, pınarın
donmuş mezgit ürününü kullanabilirsiniz.

4 diş sarımsak

1.5 elma rendesi ( su salmaması
için son anda rendelemenizi tavsiye ederim )

Az miktarda sucuk, küp doğranmış

Karabiber ve tuz

1 tatlı kaşığı ranch sos ( orjinal tarif için bu muhteşem siteyi tıklayın )

1 tatlı kaşığı hardal

İlk önce böreğin içini hazırlayacağız.

Tavada sıvıyağ, sarımsaklar, halka ve çok ince doğranmış pırasaları kavuralım. Elma rendelerini de içine atalım. Sonra sucukları, somonu ben ayrıca pişirip ekledim içine.. Siz çiğ ayıklayıp birlikte de pişirebilirsiniz..

Karabiber ve tuz da ekleyip altını kapatalım.. Az miktar soğuyuca hardal ve ranch sos ilave ettim ben ama bulamazsanız siz bu aşamada 1 çorba kaşığı krema ekleyin.


Benim iç malzeme görüntüsü şöyle idi :

Yufkayı 4 tarafından katlayıp kare haline getirdim, bıçakla 4 e böldüm ve iç malzemeden ortasına yerleştirip kenarlarından bohça biçiminde katladım. Bu şeklin adı zarf böreği, sanırım..

Fırın tepsisine yerleştirip, üzerlerine sadece yumurta sarısı sürüp pişirdim..
Afiyetler olsun..

Pazar, Eylül 13, 2009

Dondurmalı İrmik Tatlısı


Malzemeler :
1 bardak toz şeker
1 bardak irmik
1 bardak süt
1 tatlı kaşığı nişasta
1 çay bardağı su
1 çorba kaşığı tereyağ
1 çay bardağı fındık
1 tatlı kaşığı vanilya
1 top fıstıklı dondurma
Yapılışı :
Çelik tencerede irmik devamlı karıştırmak sureti ile çok kısık ateşte ve tahta kaşıkla rengi döndürülür. Sonra süt, şeker, nişastalı su ve tereyağ eklenir.
Katılaşınca altını kapamadan hemen önce fındık ve vanilya eklenir, karıştırılır altı kapatılır.
Kaseler suyla ıslatılır. ( kalıptan düzgün çıkması için ) Yarısına kadar irmik, ortasına dondurma konur ve üzeri yine irmikle kapatılır.


Servis tabağına ters çevrilir, afiyetler olsun..

Cuma, Eylül 11, 2009

Mim..


Ebruli arkadaşım yine enterasan bir mim göndermiş bana :) Ama çok geniş uçlu bir mim bu..Mim konusu 3 karakteristik özelliğim.. imiş.

Tatlı arkadaşım, sen beni tanıyorsun keşke sen yazsaydın benim 3 karakteristik özelliğimi, tanıdığın kadarı ile :)

Şimdi kendimi övsem olmaz, yersem olmaz.. Neyse yorum kısmına yaz bakalım sence ne, çok merak ettim.. :)

* Başkaları için çoğu zaman kendimi feda ettim ve etmeye de devam ediyorum. Genetik bu, annemden geçmiş malesef :)

* Sessiz- sakin bir duruşa sahibim, olaylar karşısında soğuk kanlı durabilmeyi öğrendim çok küçük yaşlarda..

* Merak ve inat.. İyi dinleyici ve dost bir yürek, ama hataları affedemeyen, toleransı bol fakat son tahlilde yeni şans tanımayan..

3 az olmuş , neyse görevimizi tamamladık, gelelim paslara.. İsteyen herkes teklifsiz alıp cevaplasın lütfen buradan..

İyi hafta sonları dilerim..

Perşembe, Eylül 10, 2009

Izgara Tavuk Kanadı


Genelde, pratik tarifler vermem doğrultusunda istekler alıyorum. Bana göre aslında pratiklik o günkü modunla ilgili..

Yani mutfağa ya çok sakin kafayla girip bir sürü şey çıkarırsın zevkle ve keyifle, ya da kafan müthiş meşgul ya da bir sıkıntın vardır, yine aynı şekilde bu bulutları dağıtmak için girersin; bir de bakmışsın dünyalar kadar yemek yapmışsın farkında olmadan..

En azından bende durum bu şekil..

Yok eğer, ikisi de değil ise, pratik bir yemek deyince aklıma hemen tavuk geliyor. Aslında tavukla ilgili başka bir tarif verecektim ama o sonraya kalsın, pratik olan bu çünkü ilk etapta..

Tavuk kanatlarını sabah işe gitmeden önce ya da akşamdan zeytin yağı, sarımsak, kekik ile terbiye edin. Ağzını kapatın bir kapta, dolapta sizi beklesinler uslu uslu.

Akşam geldiğinizde ızgarada pişirin. Yanına bulgur ve mücver takviyesi yaptım ben. Siz salata ya da başka fikirler düşünebilirsiniz..

Afiyetler olsun..

Pazartesi, Eylül 07, 2009

Patlıcanlı Karışık Harçlı Börek


Patlıcanlı bir şeyler canınız çekiyorsa size ithafımdır.. :)
Tamamen uydurmasyon bir iç hazırladığım için nasıl tarif versem diye düşünmekteyim :))

Önce yemek mi yapsam dedim, sonra közlesem salata mı yapsam dedim.. v.s v.s.. bir sürü şeye niyetlendim, en sonunda hamurla birleştireyim; bu sebeple de içi bir hazırlayayım gerisi kendiliğinden gelir dedim :)

2 - 3 patlıcanı soyup tuzlu suda bekletip doğrayıp tost makinesinde ya da ızgaranızda yumuşayacak kadar pişirin..
Çok az kavrulmuş kıyma kalmıştı ben onu da ekledim içine..
Sabah kahvaltısından artmış sucuklar vardı pişmiş, onları da ekledim
Yarım su bardağı kaşar rendeledim
Üzerine sürmek için ayırdığım bir yumurta sarısının akını da içine ekledim
Tuz ve arzu edilen baharatlar..
Hepsini rondoda macun kıvamına gelene kadar karıştırdım.

Burada içimden mayalı bir hamurla bunları birleştirmek geldiyse de rehavet ağır basarak yufka kullanmaya karar verdim :)

2 yufka aralarına su- yağ karışımlı bir harç sürdüm. 8 e böldüm. Harcı yerleştirdim. Enli sigara böreği gibi sardım. Yumurta sarısı ve çörek otu , doğru fırına.. 200 derecede 35 dakika tamamdır.
Afiyetler olsun..

Pazar, Eylül 06, 2009

Ebvata'nın hediyeleri..

Sevgili Ebvata blog izleyicilerinin sayısı şerefine cici cici hediyeler dağıtıyor, ilgilenenler için tıklayınız..
Teşekkürler ebvatacım, yaratıcı fikirli arkadaşım.. :)

Salı, Eylül 01, 2009

Tarçınlı Cevizli Rulo


Belki de fesleğende yayınlanan ilk tarif bu olmalıydı ama enterasan bir şekilde bu vakte kadar yayınlamak kısmet olmadı.
Hani siz bir sebeple evinizden uzaklarda olduğunuzda, geri döndüğünüz zaman anneniz ya da sevdikleriniz size en sevdiğiniz şeyi pişirir ya, işte bu da benim çocukluğumdan kalma en sevdiğim tattır..
Sadece annemde gördüğüm, başka da hiçbir yerde rastlamadığım..
Genelde evimizde bunu tadan insanlar da aynı şeyi söylerdi, ilk kez tattıklarını..
2 yıl önce evime gelmiş ve bunu çok beğenip tarifini istemiş iki tatlı kızkardeş dostlarım vardı. Tam da o gün bu tarifi yazmayı düşündüğüm için blog adresimi vermiştim, ordan bakarsınız diye.. :) Kısmet bugüneymiş.. Umarım hala buralardasınızdır..
My creation

Cevizli Rulo :
Malzemeler :

1 su bardağı yoğurt
2 yumurta
250 gram margarin ( Annem zaman içinde bunu yarı yarıya
zeytinyağı kullanarak geliştirdi ama orjinali margarinle )
1 çay kaşığı karbonat
Bir fiske tuz
Aldığı kadar un

İç Malzeme :
1 su bardağı ceviz
veya fındık içi ( cevizi tavsiye ederim )
1 küçük poşet tarçın ( tarçın bu tarifte
olmazsa olmaz )
2 ya da 3 çorba kaşığı toz şeker
Tüm iç malzeme karıştırılır..

Yapılışı :

Margarini eritip soğutuyoruz. Sonra içine 1 yumurta, diğer yumurtanın beyazı ( sarısını üzerine süreceğiz ) yoğurt, bir fiske tuz, aldığı kadar un ile yoğurup kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde ediyoruz.
İki hamur bezesi haline getirip, oklava ile tek tek açıyoruz. İçi serpiyoruz ve rulo halinde yuvarlıyoruz. Üzerine yumurta sarısı sürüp istenilen büyüklükte kesip yağlanmış tepsiye diziyoruz. Çörekotu dökebilirsiniz isterseniz. Fırında pişirip servis yapıyoruz.
Mutlaka deneyin derim, zira ben bayılıyorum bu tada..
Anneciğimin de ellerine sağlık, bunu bana yıllardır yapıp yedirdiği için..
Afiyetler olsun..